|
SIGARA
Dudaklarımızın arasına alıp yavaş yavaş ve derinden,bir damlasını
kaçırmadan içimize çektiğimiz dumanı,ardından aynı estetikle
dışarıya salıverme sanatı...ahenkle,dans edercesine,salına salına
özgürlüğe uçan bir zehir kümesi.Hem suçlu,hem güçlü...Sanat ya,her
sanatçının elinde başka başka şekillenerek.Bazen iki zarif
parmağın arasında,öpülesi dudaklarda;bazen de umudunu yitirmiş
titrek parmaklarda,içki kokan nefeslerde...Kâh derin derin içimize
çekercesine,kâh yavaş yavaş havada süzülürcesine...
Sizce aşk nedir?Aşk mı,sırası mıydı bu sorunun?Aşkın binbir tarifi
vardır.Gelin işi yokuşa sürmeyelim de anlatalım.Aşk,yaşamın en
güzel ve en berbat duygusudur.
Aşk mutluluktur,aşk acı çekmektir.Evet,malesef.Söyler misiniz;siz
arkadaşınıza,dostunuza,yakınınıza aşık olmayı tavsiye eder
misiniz?Dünyanın en mutlu insanı olması için mi,yoksa yaşamın en
acı anılarını mutlulukla beraber yaşaması için mi?Kimbilir...Herşey
çok basit,herşey çok tezat.
Şu dünyada çoğu insan için öyle bir düşman vardır ki,adına sigara
sigara derler.
Yina şu dünyada çoğu insan için öyle bir dost vadır ki,adına,ne
yazık ki yine sigara derler.
Bugün 1 Ocak 2001.Sigarayı bırakışımın 244.günü.Yarın 245.,öbürsü
gün 246... Daha sonra 247,248....Nereye kadar?Bilemiyorum.Mutlu
musun diye sorsalar "Evet,mutluyum" derim,hiç
yalansız.Mutluyum,çünkü hem dost,hem düşman olan iki yüzlü bir
serserinin esaretinden uzaklaşabildiğim için.Zaten serserilerle ne
işim olabilir ki,hele hele iki yüzlü serserilerle!
Aslında,benimki içinde hasret kokan bir mutluluk.Yukarıda
bahsettiğim sanatı icra etme hasretidir.Onun,o incecik bedenini
parmaklarımın,o zehir kümesini derin derin içime çekme;sonra da
yaptıklarımdan bin pişman olmuş bir halde,o zehir kümesini
özgürlüğüne kavuşturma hasreti.
Sigarayı bıraktığım için kendimi hem mutlu,hem güçlü,hem de özgür
hissediyorum.Biraz megalomanca bir düşünce olabilir;ama,kendimi
accaip farklı hissediyorum.
Gerçekten de zor sigarayı bırakmak.Nasıl oluyor da bu "bir karış
boyu" bile olmayan ufaklık bizi esir alabiliyor.Teknolojik
gelişmeyi anlayabiliyorum.Daha şimdiden birçok makine yığını artık
insanlara kafa tutuyor.Kimbilir belki yakın gelecekte bize
hükmetmeye de başlayabilirler.Ancak bu sigara,bu gücü nereden
alıyor?Şu an yeryüzündeki insanların çoğu sigara içmekte.Yaşım
16-17 iken,henüz lisede öğrenciyken-ki o zamanlar
içmiyordum-sigara içen arkadaşlarım vardı. Ancak öyle tonlarca
değil.Şimdi liselere bakmak gerekmiyor tek tük sigara içenleri
bulmak için.Onları es geçin;ortaokul öğrencilerine,yaşları henüz
ikili rakamlara ulaşan çoluk çocuğa bakmak yeterli.Gerçek bu
malesef...
Neden bu illet böyle kolayca başını alıp gidebiliyor?
Sigara içmenin keyfi de sıkıntıları çok olunca,onu böyle güçlü
kılan nedenler de çoğalıyor.Bence sigara içmek,ülkelerin
sosyo-ekonomik,kültürel değerleriyle doğrudan ilgili.Genellikle az
gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde-ekonomik şartlara
rağmen-sigara içme oranı daha yüksektir.Bu gibi ülkelerde,sigara
içmek birçok sıkıntının varlığından kaynaklanırken,gelişmiş
ülkelerde,bir umutsuzluktan öte,keyifli ve karizmatik bir
alışkanlığa dönüşmektedir.Sebebi her ne olursa olsun,
sigaranın ve sigara içme alışkanlığının elle tutulur bir yanı
yoktur.Ve şartlar ne olursa olsun,bu alışkanlık-insanlar
kabullense de kabullenmese de-bir zaafın eseridir.Resmi olarak da
tescil edilen bunca zararı varken,insanlar neden sigara içebilir
ki!Dürüst olalım,biz insanoğlunun en zayıf yanı iradesidir.Bence
sigara alışkanlığını bırakabilmek,doğrudan bu iradenin güçlülüğüne
bağlıdır.
Sigara içen herkes,aynı zamanda iradesiz mi
oluyor?Hayır,kesinlikle.Ama sigarayı bırakmak isteyen herkesin en
büyük kozu iradesidir.
Biliyorum,buradan ahkâm kesmek kolay;ancak,bir insanın iradesini
yönlendiren birçok neden vardır:Ekonomik,sosyal ve kültürel
nedenler,eğitim durumu,aile yapısı,çevre
www.halilaktas.com
ANASAYFA
GERIYE

|